09 Eylül 2010 Perşembe 15:35  19 Bin 726 Öğrenci Karne Sevinci 19:57  Çocuk Parkı mı, Oto Park mı? 00:40  Çubuk AnadoluSağlık Meslek Lisesi Mezuniyet Töreni Yapıldı 22:28  Kosice Türk İş AdamalrınıBekliyor 20:59  Çubuk Belediyesi İşçilerine İkramiye Verdi 20:01  Çubuk Terör Mağdurları Derneğinden Saray Rehabilitasyon Merkezine Ziyaret 19:57  Çubuk`ta Emlak Vergileri Keçiören`in İki Katı 19:50  Kardeş Şehir`den Çubuk`a Övgü 19:47  Çubuk Platformu 6. Olağan Kurultayı Yapıldı 21:02  Kent Konseyi`nin Süpriz Konuğu Slovakya Büyükelçisi 20:58  
 Çok Okunanlar
 
 Çok Yorumlananlar
 


Yazara Ait Tüm Yazılar
  Fazıl Alptekin CEYLAN

          f_alptekinceylan@hotmail.com
         FİLİSTİN-GAZZE NİN ELDEN ÇIKIŞI

Filistin cephesi ve Gazze Savaşları I. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı Devleti ile İngiltere arasında gerçekleşmiş olan bir dizi muharebeleridir.Osmanlı Devleti bu cephede savaşı kazanarak Mısır ve Kuzey Afrika Müslüman ülkelerini yeniden kurtarmayı ummuştur.Fakat sonuç hiç de Babı Alinin İstanbul’da yaptığı planlar gibi olmamıştır.


Savaş:


Cemal Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu, İngiliz idaresinde olan Mısır ı fethetmek amacıyla 28 Ocak 1915 te Süveyş Kanalı na saldırdı. Saldırı Osmanlı Devletinin tam bir hezimeti ile sonuçlandı.


27 Temmuz 1916 da Albay Von Kress kumandasında 4. Ordu nun giriştiği İkinci Kanal Seferi de yenilgiyle sona erdi. Bu olay üzerine İngiliz ordusunun en parlak generallerinden olan Edmund Allenby Mısır a gönderilerek, bir karşı saldırı için hazırlıklara başladı. Allenby nin hazırlıkları çerçevesinde Oxford lu arkeolog ve sanat tarihçisi T. E. Lawrence, Osmanlı idaresine karşı bir Arap İsyanı örgütlemekle görevlendirildi.


27 Haziran 1916 da Mekke Şerifi Hüseyin Osmanlılara karşı isyan ederek Hicaz Kırallığı nı ilan etti. Ürdün, Suriye ve Filistin Araplarının büyük bir kısmı açık veya gizli şekilde Hüseyin ve oğulları Faysal ve Abdullah ın isyanına katıldı.


İlk karşı taarruz, Gazze nin güneyindeki Türk siperlerine bir İngiliz tümeninin saldırısıyla başlamıştır. Daha doğudan Gazze vadisini geçen İngiliz birlikleri Gazze deki Türk birliklerini kuşatmış oldu. Şehirdeki Türk savunması 125. ve 79. Alaylar, 81. Alay ın 2. Taburu, topçu ve makineli tüfek unsurlarıydı.


Gazze Kentindeki Osmanlı savunmasının kilit noktası, güneydeki 84 rakımlı tepe idi . Tepeye yönelen İngiliz taarruzu, tepeyi almış idi, ardından Osmanlı karşı taarruzuyla yeniden aynı tepe Türklerin eline geçmiştir. Akşam üstü yenilenen İngiliz taarruzu tepenin yeniden el değiştirmesiyle sonuçlanmıştır.


Kente yönelik İngiliz taarruzları güney-doğudan, doğudan ve kuzeyden tertiplenmiş, kent gün boyu kanlı sokak çatışmalarına sahne olmuştur. Gazze de İngiliz kuşatması tamamlandığında, kenti savunan birliklerle Tellüşeria daki Türk komuta merkezi arasındaki temas da kesilmişti. Bu andan itibaren Gazze yle ilgili tüm bilgi, 6 keşif uçağından oluşan Türk hava unsurlarınca sağlanmıştır. 300. Paşa Teyyare Bölüğü nün pilotları, tüm savaş boyunca keşif uçuşlarını sürdürmüştür.


Çevredeki Türk birlikleri öğleden sonra Gazze yönünde yürüyüşe geçmişlerdir. Bir grup kuzey-doğudan, diğer grup ise güneyden Gazzeye ilerlemiştir. 27 Mart sabahı her iki grup da Gazze deki İngiliz kuşatmasına taarruz etmiştir. Hemen ardından kentin güney kesiminde savunmada olan Türk birlikleri 84 rakımlı tepeye süngü hücumuna girişip tepeyi işgal ettiler. Saat 11:00 dolaylarında İngiliz kuşatması yarılmıştı. 28 Mart sabahı tüm İngiliz birlikleri geri çekilmişti. Savaş alanlarında kalan 1.500 ingiliz ölüsü, Türkler tarafından gömüldü.


Böylece Birinci Gazze Muharebesi İngilizler açısından tam bir fiyaskoyla sonuçlanmıştır.


İkinci Gazze Savaşı : Britanya güçlerinin Gazze- Beer Şeba hattındaki Türk direnişini kırmaya yönelik ikinci girişimidir. Birinci Gazze Savaşı Britanya güçlerinin başındaki General Charles Dobell in askerlerini zafer kazanabilecek bir konumdayken geri çekmesi nedeniyle fiyaskoyla sonuçlanmıştı. İlk zaferin verdiği cesaretle Osmanlı kuvvetleri Gazze-Beer Şeba hattında kalmaya karar vermişlerdi. Bu nedenle Britanyalılar ikinci defa saldırmaya hazırlandıkları sırada Gazze deki savunma hattı öncekinden de daha kuvvetliydi. Muharebe Britanya açısından yine bozgunla sonuçlandı ve Ocak 1916 dan beri Mısır ve Filistin deki harekâtı yürüten General Archibald Murray nin Mısır Sefer Gücü kumandanlığı görevinden alınmasına yol açtı.


Üçüncü Gazze Savaşı : General Edmund Allenby nin kumandanlığında Britanya güçleri Türklerin Gazze-Bir Seba savunma hattını kırmıştır. Muharebenin kaderini belirleyen gelişme ise Avustralya’dan gelen atlı birliklerin ilk gün Beer Şeba yı ele geçirmiş olmalarıdır.





8 Mart 1917 de İngiliz kuvvetleri Gazze de saldırıya geçerek stratejik Han Yunus mevkiini işgal etti. 6 Kasım 1917 deki Üçüncü Gazze savaşı nda kesin bir üstünlük elde eden İngilizler, 17 Kasım da Yafa yı (bugünkü Tel-Aviv), 9 Aralık ta da Kudüs ü ele geçirdiler. 21 Şubat 1918 de Eriha düştü. Bunu izleyen aylar, Şeria cephesinde sonuçsuz çarpışmalarla geçti.


Birinci Dünya Savaşı nın Osmanlı bozgunuyla sonuçlanmasına ve Suriye nin elden çıkmasına yol açan son karşılaşma 19 Eylül 1918 de başladı. Bu tarihte Nablus yakınında aniden saldırıya geçen İngiliz kuvvetleri, Mecidiye/Megiddo Meydan Muharebesi nde Mareşal Liman Von Sanders komutasındaki Türk ordular grubunu kesin bir yenilgiye uğrattı. Muharebede, 5 İngiliz ve 1 Fransız tümeninde toplam 50.000 kişiden oluşan düşman kuvvetleri iki Osmanlı ordusunu tümüyle dağıtarak büyük bir kısmını esir aldı. 21 Eylül de düşman eline geçen Nasıra da 18.000 asker esir düştü. 22 Eylül de yerli halkın ayaklanarak Türk karargâhına saldırdığı Şam, 1 Ekim da İngiliz işgaline girdi. 6 Ekim de Humus, 27 Ekim de Halep düştü….


Evet işte Gazze böyle çıktı elden elimizden.Yüz binlerce Türk evladının şahadetine rağmen kaybedildi .Şimdilerde yaşanan acıların temeli o mağlubiyetlere dayanmaktadır. Türkün elinin zorla çektirildiği Gazze de bugün Müslüman kıyımı yaşanmaktadır. Hiç suçu günahı olmayan masum insanlar katledilmektedir.Bu insanlık suçuna yinede en fazla tepkiyi Türkiye göstermektedir.Arap ülkelerinden her zamanki gibi tepkiler dahi cılız bir şekilde yükselmektedir. İslam ve Arap devletlerinden yeterli tepkilerin gelmemesinin nedenleri malum mezhep çekişmeleri ve monarşik kaygılardır. Ama bu böyle gitmemelidir. Barış için mutlaka güçlü olunmalıdır.Güçlü olmak içinse birleşmek kenetlenmek gerekmektedir.


Çare gelecek yazımızda ele alınacaktır….

2009-01-05 Bu yazı  553  kere okundu Yazıcıya Yolla
Son Yazıları:

Senin Hakimin – Benim Hakimim
EĞİTİMDE POPÜLİZİM
DAMAT FERİT
DAMAT FERİT
FİLİSTİN-GAZZE NİN ELDEN ÇIKIŞI
Bayramlık Medya
YORUMLAR
 burak  2009-02-08
  FİLİSTİN
 sevgili hocam çok güzel olmuş ama yahudi siyonizmine karşı Sultan 2.Abdülhamid'in çabalarını filistin konusundaki hassasiyetini ve uyguladığı politikayı ele alırsanız bizim gibi genç tarihçileri aydınlatırsanız çok mutlu olurum...saygılar
BU YAZIYA YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.5033 1.5106
Euro 1.9179 1.9272
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 Aç martı güvercini böyle yedi  TTK eski başkanı Halaçoğlu ndan tabela uyarısı
Genel Editör
Ahmet YALÇIN
Ankara İçin Çözüm
Yazarlarimiz
Kadir BOZDOĞAN
Sevgili Okuyucular
Şuayip YAMAN
Çalıntepe`deKurulacak Taş Ocağı Kime Yarar Sağlayacak?
Fazıl Alptekin CEYLAN
Senin Hakimin – Benim Hakimim
Abdurrahim SOMUNCU
Kelime-i Şehadet ve Anlamı Nedir
Misafir Yazarlar
Funda Konya
Mavi`nin Değeri
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Elif Eğitim Reklam San. Tic. Ltd. Şti.