İsraf nedir?
İsraf bir şeyin lüzumundan fazla kullanılmasına, harcanmasına denir, lazım olduğu kadarının kullanılmasına da iktisat veya orta yol denir. Diğer bir ifade ile israf ömrümüzün, zamanımızın, madde, manamızın ve her türlü değer taşıyan varlıklarımızın boşuna harcanmasıdır. Yiyecekte, içecekte, giyimde, zamanda, ömürde, işte akaryakıtta, elektrikte, değişik yerler ve mekânlarda, israf yapılmaktadır.
İsraf İslam dininde haram kılınmıştır. Kuranı kerim Araf süresi ayet 31 `Ey Âdemoğulları… Yeyin, için, fakat israf etmeyin, çünkü Allah israf edenleri sevmez”
buyrulmaktadır.
Peygamber efendimiz (sav) bir hadislerinde “ Bir nehir kenarında abdest almış
olursanız (suyun kullanımında) israf
etmeyiniz” buyurmuşlardır. Bu hadisi şerif bize
itidalli olmayı israf edip, aşırı gitmemeyi, öğretiyor. Hz. Ömer
(r.a) zamanında bir şahsın,
ailesinin ihtiyacının dışında ev yaptığı haber veriliyor, yapılan inceleme
sonucunda, ihtiyaç dışı yapılan evin
o, bölümünü yıktırıyor. “Yaa Ömer bu
şahıs evini kendi kazancı ve parasıyla yapmıştır. Siz neden bu evi yıktırdınız”
sorusuna muhatap olunca “bunu başkaları da örnek almasınlar diye yıktırdım”
demiştir.
İslam dininde israfın her çeşidinin haram
olduğu “küllü müsrifin haram’ün” Peygamber efendimizin, bu sözlerinde açıklanmaktadır.
İsrafın haram olduğu gibi, cimrilikte haramdır. Bu konuda İslam dininde ne
israf ne de cimriliğe yer verilmemiştir. Furkân
Sûresi 67. âyetinde müminlerin güzel vasıfları belirtilirken şöyle
buyrulmaktadır. “Onlar (yani
müminler), harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik. İkisi arasında,
orta bir yol tutarlar” buyrulmaktadır. Yapılan tespitlere göre;
dakikada on damla kaçıran
bir musluk ayda 170 litre
su akıtıyormuş. Dünyanın su kıtlığı çektiği, pek çok yerde suların israfına da, meydan
vermemeliyiz. Yapılan istatistiklere göre, türkiyede 6 milyon ekmek israf
edildiği bildirilmektedir.
İslâm ın yasak ettiği her türlü harcama, -içki,
kumar, uyuşturucu maddeler gibi- kişiye ve topluma hiçbir yararı olmayan ve üstelik
zararı olan, insanı başkalarına muhtaç hale getirecek kadar, ölçüsüz yapılan
harcamalar, israf sayılmıştır. Sağlık, Allah ın bize ihsanı ve lütfettiği, bir
nimetidir. Bu nedenle sağlığımızı Zararlı şeylerden korumak farzdır. Zaman,
yine bir nimettir. “Elmevakiit la tuştera bilyevakiit” vakitler yakutlarla
satın alınmaz denilmiştir.
Sağlığımıza dikkat etmemek, zamanımızı
boşa harcamak israftır, Gereksiz olarak musluktan akıtılan su, ve
yakılan elektrik, ihtiyaç dışı alınıp atılan ekmekler gibi, pek çok şeyler
israftır, boşa harcanmasıdır. İsrafın miktarı ne olursa olsun, zararı
büyüktür. Küçük sanılan şeyler, yan yana geldiğinde büyür ve zararı da o
nispette büyük olur. Semavi dinlerin hepsinde, Allaha teâlâ, kötü bir huy olan
israfı, yasak etmiştir. Dinimizin israfı yasaklamasında, insanların saadeti,
refahı, mutluluğu ve her çeşit yararı yatmaktadır
Cimrilik yapanlar ise, mal ve serveti
depolayarak yoksullara yansıtmazlar. İsra, 26–27: " Akrabaya, yoksula yolcuya hakkını ver. Gereksiz yere de saçıp
savurma. Saçıp savuranlar şeytanların kardeşleri olurlar... " Zenginlerin
mallarında yoksulların da hakkı olduğunun bilincinde olarak infak, zekât ile
nimetler ölçülü bir şekilde sarf edilmeli, ne israf ve ne de cimrilik
yapılmadan orta yol
izlenmelidir. Böylece Cenabı Allah, tarafından ölçülü olarak verilen rızık
dengesi korunacak, toplumlarda da, adalet sağlanacaktır. Ülke kaynaklarını dikkatli kullanmak, verimli alanları da değerlendirmek,
hem dinî hem de millî bir görevdir. Yarınlarımızın huzur ve rahatı için, fert
ve millet olarak iktisatlı davranmak ve israfa sapmamak zorundayız. Çünkü
israf, Yüce Allah’ın verdiği nimetlere karşı bir nankörlük ve saygısızlıktır.
İktisatlı olmak ise, o nimetlere, gösterilen, fiilî bir saygı ve gerçek bir şükürdür.
(Kurtarıcı üç şeyden biri, varlıkta, yoklukta, zenginlikte, fakirlikte, iktisada riayet, etmektir.)Beyhaki Sahip olduğumuz maddi ve manevi nimetlerin, bizlere emanet edildiği bilinciyle,tüketmeliyiz. Allah’a emanet olunuz. |