| Çok Okunanlar |
|
| Çok Yorumlananlar |
|
|
 |
Fazıl Alptekin CEYLAN
f_alptekinceylan@hotmail.com |
|
SENİN HAKİMİN – BENİM HAKİMİM
|
‘’ Şeriatın kestiği parmak acımaz’’ sözü Türk milletinin belleğine yerleşmiş ve adalete olan güveni anlatan bir atasözüdür. Bu halk çözemediği tüm sorunları en sonunda hukuk insanlarının adaletle çözeceğine güvene gelmiştir. Mahkemelerin meşruiyetine ve hakimlerin tararsızlığını inancı tam olmuştur. Ama son günlerde yaşanan olaylarla bu güven sarsılmış ve eskisi kadar kalmamıştır. Anayasa mahkemesinin aldığı kararları siyasi olarak görenler bu Yüksek Mahkemenin hükümlerine şüphe ile bakmaya başlamışdır.Ak Partinin kapatılmamasına kızan bazı kesimler ‘’ madem bu parti mahkeme tarafından ; laiklik karşıtı eylemlerin odağı, olarak tespit edilmiştir’’ o halde neden kapatılmamıştır eleştirisini yapmışlardır. Diğer taraftan Ak Partililer de ,partilerinin kapatılmamasına rağmen alınan kararı haksız bulmuşlar ,eleştirmişler ve beğenmemişlerdir. DTP nin kapatılması kararını destekleyen ülkedeki önemli bir kesim siyasi yasak getirilen kişi sayısının eksik olduğunu ileri sürerek kararı beğenmemişlerdir. Buna karşılık bölücüler ve onların destekçileri ise kararı siyasi bir karar olarak nitelendirerek tepki vermişlerdir. Danıştayın , Yökün aldığı üniversiteye girişte kullanılacak katsayı konusunda, verdiği kararlarda da halk ikiye bölünmüştür. Bir kesim karardan memnun kalarak bizim hakimler doğruyu yaptı derken diğer kesimdekiler laik dikta yargı eliyle ayrımcılığı sürdürecek yorumunu yapmışdır. Hatta Sayın Başbakan bu kararı ‘’ideolojik karar ‘’ olarak nitelendirilmiştir. Anayasa Mahkemesi ve Danıştay son zamanlarda halkın tamamını tatmin eden kararlar verememiştir. Bir kesim daha sert kararlar beklemiş bu nedenle çıkan yumuşak kararı eleştirmiş. Diğer kesim ise yargı organlarının millete ve onun iradesine karşı olamayacağını ileri sürmüştür. Şemdinli davasından itibaren ise adli yargıda işler sanki tersine dönmüş görünmektedir. Hatırlanacak olursa ; Şemdinli olaylarından sonra Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya nın başlattığı bir soruşturma ile Eski Genel Kurmay başkanı Yaşar Büyükanıt dahi suçlanmıştır. Bu dava ile taraflar adeta değişmiştir. Bu kez davanın mağduru laik- milliyetçiler olmuştur. Artık yargıyı övenler yermeye , yargıyı yerenlerde övmeye başlamıştır. Sözde Ergenekon? davalarında da durum Şemdinli davasındaki gibi olmuştur. Bazı Adli yargı hakim ve savcıları özel yetkilerle mücehhez olarak sözde Ergenekon çetesinin üzerine gitmeye başlamış ve bu durumdan en çok rahatsız olanlar laik milliyetçi kesim olmuştur. Ergenekon Terör örgütü – Askeri Gladyo gibi iddialar ise en fazla bölücüleri ve asker düşmanlarını memnun etmiştir.Laik milliyetçilerin yargı mensupları karşısında zor durumda kalması ziyadesiyle muhafazakar kesimi keyiflendirmiş ve bu kez yargıyı bu kesim sahiplenmeye başlamışlardır. Görüyorsunuz sayın okurlarım ülkemizde yargıya bakış bu feci noktaya sürüklenmiştir. Rakibin üzerine giden ve benim istediğim gibi bir karar veren hakim varsa o benim hakimim oluyor ve kararları doğru kabul ediliyor .Yok rakibin istediği gibi hareket eder ve benim istemediğim gibi bir karar verirse o hakim ve mahkeme senin hakimin oluyor ve kararlarını siyasidir diye eleştiriliyor.Tıpkı takım tutar gibiyiz.Bizim takımın lehinde karar veren hakem iyi vermeyen kötü hakem dediğimiz gibi. Örneğin; kimine göre Sincan Hakimi Osman Kaçmaz Gladyocu , kimine göre cumhuriyeti ve laikliği savunan gerçek cesur hukukçu.Kimi ne göre Kozmik odayı arayan hakim Kadir Kayan çekirdekten yetişme bir cemaatçi , kimine göre darbecileri hapse tıkacak demokrasi mücahidi. Kimin ne olduğuna elbette siz vicdanınızda bir kanaate ulaşmışsınızdır. Ama gerçek kararı gelecekte son hakem tarih verecektir. |
|
|
|
| Döviz Kurları |
| |
Alış |
Satış |
| $ Dolar |
1.5033 |
1.5106 |
| € Euro |
1.9179 |
1.9272 |
Untitled Document
|
|