Çubuk
İlçesi 23 Temmuz 2004 tarihi itibariyle Metropol İlçe oldu. Büyükşehir
Belediye Başkanı İ. Melih Gökçek, 24 Temmuz 2004 Perşembe günü ilçeye geldi.
Atatürk Parkı önünde Çubuk Halkına yaptığı teşekkür konuşmasında metropolün
nimetlerini sıraladıktan sonra ; “Çubuklu hemşerilerim, Ankara’da ne varsa
Çubuk’ta da o olacak” dedi.
Çubuklularda o gün Gökçek’i elleri patlarcasına alkışladılar.
Metropol e girmeyelim diye o dönemde çeşitli yazılar
yazdım. Keza, Ahmet Yalçın ve A.Kadir Bozdoğan da yazdılar. Ama nafile, maalesef
girdik. Durum ortada şimdilerde herkes pişman..
Ne
demişler; “Karamanın
koyunu sonra çıkar oyunu”. Büyükşehir’in,
Çubuk’taki icraatlarını bir başka ifade ile neleri yapıp, neleri
yapmadığını bekleyip göreceğiz.
Ankara’da deniz bitti, Çubuk’ta okyanus var. Çubuk, Büyükşehir için çok önemli,
ama, aması var. Çalışmak lazım..Ama kim çalışacak, kiminle çalışacak.
Metropol
İlçe olduktan sonra; Büyükşehir Belediyesine
elimizi verdik, şimdilerde de kolumuzu kurtaramıyoruz. İlçe Belediyesi tam anlamıyla
bağımsızlığını kaybetti. Büyükşehir’den habersiz hiçbir şey yapamaz konuma
geldi. Bir zamanlar istediği icraatı yapan ilçe Belediyesi şimdilerde
Büyükşehir’in, tabiri caizse şube müdürlüğü konumunda..
Bundan
böyle her şeyi Büyükşehir’den bekleyeceğiz.
Büyükşehir’in aklına
gelirse hizmet gelecek, yoksa
avucumuzu yalayacağız.
Büyükşehir’in, zaman zaman oyuncakları,
topları, gıda ve temizlik maddelerinden oluşan yardım
paketleri, patates-soğan,
portakal-elma ve kömür gibi
yardımları geldi.
Metropole
girdik de ne oldu?
Su
faturaları 3-5 kat arttı. Önceleri vatandaşları küçük su faturaları ile
alıştırdılar. Sonra da zamları koydular.
Emlak
vergileri arttı, daha da artacak.
Tabela
vergileri arttı.
Harçlar
arttı.
Ufacık
bir sorun için Büyükşehir’e gidiyoruz. Bunun için de bir günümüzü harcıyoruz.
Hani Büyükşehir’in çeşitli birimleri Çubuk’ta açılacak ve Çubuklular Ankara’ya
gitmeyecekti?
Belediye
borç batağında, eski parayla 54 trilyon borcu var. Bu da yetmiyormuş
gibi İlçe Belediyesi’nin İller Bankası ndan aldığı paranın 200-250 bin lirası
Büyükşehir’e kesiliyor. Ayrıca bir o kadar da su, tabela gelirlerinden, ruhsat
ve harçlardan da Büyükşehir’e kesinti yapılıyor. Bu para her ay 400-500 bini
buluyor.
İlçe
İtfaiyesi Büyükşehir’e geçti. Yangınlar dışında herhangi bir hizmet için
Büyükşehir’den izin almak zorundayız.
Çubuk
Barajı Büyükşehir’in inisiyatifi altında.. Çubuk Çayı’ndan hiç mi hiç
faydalanamıyoruz. Su, beton borularla sessiz ve sedasız altımızdan kayıp
gidiyor. Çubuk Çayı suya hasret, Çubuklu da Çubuk Çayı’na hasret. Çubuk Çayı’ndan
sular artık Peri masallarında
akacak. Çubuk Çayı şimdilerde orman gibi oldu. İçinde şimdilerde kurbağa
ve yılanlar cirit atıyor. ASKİ Genel Müdürü Kamil Kılıç, Çubuk Platformu’nun
Çubuk Çayı’na sürekli su bırakılması konusundaki ısrarlı tutumu karşısında Muhtarlar
Derneği’nde yaptığı bir konuşmada Çubuk II Barajı’ndan iki haftada bir Çubuk
Çayı’na su bırakılacağı sözünü vermişti. Ama aradan 6 ay gibi uzun bir süre
geçmesine rağmen Çubuk Çayı’nda daha suyun gramını göremedik.
Çubuk
Belediyesi personelinin geleceği Allah’a emanet..
Metropol’den
en fazla zarar görenler ise; Metropole girmeye can atan taksiciler ve
otobüsçüler oldu. Otobüsçülerin amacı Büyükşehir’de ulaşım hizmeti
vermek. Daha fazla para
kazanmaktı. Taksicilerin
amacı ise, taksi plakalarının 500-600 bin lira olması idi. Maalesefevdeki hesap, çarşıya uymadı..
45 kişilik
otobüsler tedavülden kalktı.
27-31 kişilik otobüsler ilçemize dayatıldı. Otobüsçüler 85 milyarlık otobüsleri taksitle o zamanki parayla 120-125
milyara aldılar. Şimdilerde aylık taksitlerini bile ödeyemez durumdalar. Bu nedenle de otobüsleri tıka
basa yolcu ile dolduruyorlar.
27-31
kişilik otobüsler Çubuk’un yoğun
ulaşımını kesinlikle karşılayamaz. Bu otobüsler uzun yol için sakıncalıdır.
Otobüste iki yetişkin insan yan yana oturamaz. Bu otobüsler öyle dar ki,
insanlar istemedikleri halde her an tacize uğrayabilirler. Bu nedenle bu otobüslerden sadece öğrenci
servisi olur.
EGO
otobüsleri Sıhhiye’den ring yaparken, özel halk otobüsleri ise Atatürk
Spor Salonu’nun önünde yolcuları indiriyorlar. Burada Büyükşehir ve UKOME çifte
standart uyguluyor. Özel halk otobüsleri de Sıhhiye’den ring yapmalıdır.
Büyükşehir ilçemizde geçtiğimiz birkaç yıl içinde
çeşitli alt yapı çalışmaları yaptı. Bunun için de eski parayla trilyonlar
harcadı. Ama bu çalışmalar plansız ve programsız olduğu için yollar ve alt yapı
yeniden yapılmaya başlandı. Her taraf yine köstebek yuvası haline geldi.
Metropol
İlçe olduğumuz halde ulaşım ücretlerinde de çifte standart uygulanıyor.
Ankara’da tam bilet 1700 Kr., öğrenci ise 1100 Kr. olduğu halde Çubuk’ta tam
bilet 2400 Kr., öğrenci ise1500
Kr.’tur. Bu mu metropol ilçenin avantajları? Gökçek, Çubuk’tan kimin ve neyin
intikamını alıyor? Oysa geçtiğimiz
yerel seçimlerde 4. defa Başkan seçilmesini Çubuklulara borçludur.
Taksiciler
çok istedikleri “T” plakalarını alamadılar. Bu konuda otobüsçüler gibi
onlar da hayal kırıklığı yaşadılar. İş yok. Akşama kadar boş oturuyorlar.
Bazıları ise 3-5 iş alıyor. Velhasıl ekmek parasını çıkarmakta zorlanıyorlar.
Büyükşehir
Belediyesi geçtiğimiz Nisan
ayında Değirmendere Mevki’de ıslah çalışmaları başlattı. Asırlık söğüt
ağaçlarını kökünden çıkarttı. Yapılan çalışmalar doğrultusunda; Çay havzası
genişletilmiş, irili ufaklı göletler yapılmıştı. Büyük göletler etrafında
gerekli emniyet ve güvenlik önlemleri alınmadığı için ölüm çukurları oluşmuş,
geçtiğimiz aylarda bir gencimiz bu göletlerin birinde boğularak hayatını
kaybetmişti. Şimdilerde ise bu Mevki’de hiçbir çalışma yapılmıyor. Büyükşehir
burayı kaderine terk etti herhalde..
Yine
Esenboğa Kavşağı ile Çubuk arasındaki 18 km. çift yol üçer şeritli
olarak yapılacakmış. Yol bu yıl sonuna kadar tamamlanacakmış, ama çalışmalar
Kaplumbağa hızıyla gidiyor. İnşallah biter.
Kısacası
Metropol İlçe olmak Çubuk a ve Çubuklulara hiçbir kazanç getirmemiş, bilakis
çok şeyleri alıp götürmüştür. Metropol sevdalılarına bir önerim olacak.
Onlar ellerine birer saz alsınlar ve , “Kendim ettim. Kendim buldum. Gül gibi
sarardım soldum” diye türkü çağırsınlar !..