Türk Kızılayı Çubuk Şubesi’nin katkı sağladığı organizasyonda Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara, “Deprem Dersi” vererek Çubuklu öğrencileri ve vatandaşları deprem konusunda bilinçlendirdi.
Prof. Dr. Ahmet Mete Işıkara; 17 Ağustos 1999 da Marmara bölgesinde yaşanan ve büyük yıkımlar ile ölümlerin olduğu Mw 7.4 büyüklüğündeki deprem sonrası yaptığı toplumu bilinçlendirme çabaları nedeniyle özellikle dönemin çocuklarının bilincine deprem dede, deprem amca gibi isimlerle de yerleşti.
Türk Kızılayı Çubuk Şube Başkanlığı, Çubuklu vatandaşları ve öğrencileri deprem konusunda bilinçlendirmek amacıyla 25 Mart 2011 Cuma günü istişare toplantıları düzenledi. Bu istişare toplantılarının ilki Camii Kebir’de, ikincisi ise Çubuk Belediyesi Düğün Salonu’nda yapıldı.
Prof. Dr. Işıkara’nın Camii Kebir’de merkezi sistemle yaptığı sunumu yaklaşık 20.000 kişi dinleme fırsatı buldu.
Prof. Dr. Işıkara daha önce de Türk Kızılayı Çubuk Şube Başkanlığı’nın davetlisi olarak ilçeye gelmiş Yıldırım Beyazıt İlköğretim Okulu öğrencilerine deprem konusunda ders vermiş onları deprem hakkında bilgilendirmişti.
Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi Salonu’ndaki toplantıya; Belediye Başkanı Lokman Özden ve birim amirleri, Türk Kızılayı Genel Sekreter Yardımcısı Hamza Aydoğdu, Türk Kızılayı Ankara Şubesi Başkanı Ahmet Hizanlıoğlu, Türk Kızılayı Çubuk Şubesi Başkanı Selahattin Koç ve yönetim kurulu üyeleri, yapı denetim firmaları, inşaat mühendisleri, müteahhitler, kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum kuruluşları temsilcileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.
“Mühendislik Görmüş hiçbir Yapı Depremde Zarar Görmez”
“Depreme Karşı Duyarlı Olmak konulu konferansa konuşan Prof. Dr. Işıkara, mühendislik görmüş hiçbir yapının depremde zarar görmeyeceğini söyledi.
Deprem sırasında yaşanabilecek olayları katılımcılara görsel sunumla anlatan Prof. Dr. Işıkara, öğrencilerle de deprem sırasında yapılması gerekenleri uygulamalı olarak gösterdi.
Özellikle 17 Ağustos - 12 Kasım 1999 depremlerinden çok büyük dersler çıkartmamız gerektiğini vurgulayan Işıkara, “Geçmiş depremlerden ders çıkartıp, gelecekte bunları tekrar yaşamamak çok önemli. Çünkü depremlere karşı çok duyarsız yaşadık. Bedelini de çok ağır ödedik.”
“Kendimizi Depreme Karşı Hazırlamalıyız”
Kendi yaş grubunun depremlerden ders almadığını sık sık ifade eden Işıkara, büyüklüğü ne olursa olsun depremden kurtulmanın mümkün olacğını ancak bunun da binaların yapısına bağlı olduğunu belirttiği konuşmasında, “Hep söylüyorum depremler değil yapılan binalar önemli. Afete karşı hazırlığı sadece devletten beklememeliyiz. Kendimizi de depreme karşı hazırlıklı kılmalıyız.
2009 yılında 9196 deprem olmuştur. Ankara merkezli bir deprem söz konusu değildir. Yalnız küçük ve orta boy depremler olabilir. Geçmişe baktığımızda şiddetli depremler olmadığını görürüz.
Depreme hazırlıklı bir toplum haline gelmek zorundayız. Bunun için depremden korunmayı öğrenmeliyiz. Deprem denizdeki bir dalga gibidir. Bunun için içerisinde yaşadığımız binaların depreme dayanıklı olması gerekir. Sağlam bir yerde, dayanıklı bir bina yıkılmaz.
Çünkü deprem öldürmez, binalar öldürür!
Binalarda önce yapısal bilinci oluşturmalıyız. Binaları doğru inşa etmeliyiz. Birkaç kuruş kar için inşaat maliyetini düşürmemeliyiz. En iyi malzemeyi kullanmalıyız. Bir başka ifade ile demirden, çimentodan çalmamalıyız.
Bina güvenliği çok önemli. Burada ise; binanın zemini, inşaat kalitesi, inşaat süreci, iskan sonrası kullanım dikkat edilmesi gereken belli başlı unsurlardır. Ayrıca, Yapı Denetim Şirketi ve belediyenin denetimi ise binanın güvenliği için başlı başına önemlidir.
İkinci olarak yapısal olmayan tehlike bilincini öğrenmeliyiz. Çünkü evde sabit olmayan eşyalar depremin etkisini artırır. Bunları (dolapları, resimleri) mümkünse bir yere sıkıca monte edip sabitleştirmeliyiz.
Depremden önce gereksiz yaralanmaları önlemek için; Düşen ve kayan cisimlerden korunmak için ağır eşyaları omuz hizamıza gelecek şekilde koymalıyız. Pencere camları deprem esnasında patlayabilir. Yatağımız büfe raflardan uzak olmalıdır. Yatak odamızda pencere varsa yatarken perdeleri örtmeliyiz. Sınıfta masaları pencereden uzakta koymalıyız. Çünkü pencere patladığı anda cam kırıkları en az 1,5-2 metre uzağa yayılabilir.
Yine çerçeveli resimleri duvarlara sabitleştirelim. Tavandaki avizeleri sağlam monte edelim. Yatağımızın üzerine ağır ve cam eşya koymayalım. Banyoda küvetin etrafına kırılabilir eşya koymayalım.
Yangından korunalım. Çünkü yangın depremin kendisinden daha fazla zarar verir. Her zaman ulaşabileceğimiz bir yerde ışık gücü fazla olan bir el feneri bulunduralım. Yine “Yangın Söndürme Cihazı” bulunduralım.
Daha önceki deprem konferanslarında deprem çantasının zorunluluğundan bahsediyorduk Ama artık deprem çantasına gerek kalmadı. Çünkü Türk Kızılayı deprem veya afet bölgesine en fazla 2 saatte ulaşıyor.
Eğitim çalışmalarını, deprem öncesi, deprem esnasında ve deprem sonrası olmak üzere üç etapta yapıyoruz.
ÇÖK-KAPAN-TUTUN depremin altın kuralıdır. Bunu yanı sıra sakin, bilgili ve bilinçli olarak doğru davranmaktır.
Deprem esnasında dışarıda iseniz, elektrik direklerinden uzak durunuz. Evde iseniz ve evinize güveniyorsanız. Dengenizi koruyacak hareketi yapın” dedi.
Depremin altın kuralını öğrencilerle uygulamalı olarak gösteren Prof.Dr. Işıkara ev sahiplerini de seslenerek, “Zorunlu deprem sigortanızı yaptırın, süresi bitti ise poliçenizi yeniletin” dedi ve onları ikaz etti.
Katılımcıların depremle ilgili çeşitli sorularına Prof. Dr. Işıkara şu cevapları verdi;
“Astronomik olaylarla deprem arasında bir ilişki yoktur.
İşi ehline vermeliyiz. Bu dinimizin de önemli bir kuralıdır. Berber, karpuzcu müteahhit olursa deprem riski artar.
Deprem, yıldırım ve rüzgâr gibi bir doğa olayıdır. Dünyada çatlak ve kırıklar vardır. Biz bunlara “fay” diyoruz. Bunlar oynadığında depremler meydana gelir. Deprem dünyanın oluşumunda vardır. Tedbir al, ondan sonra Allah’a sığın.
Türkiye, 1939’dan sonra “Deprem Yapı Şartnamesi”ni çıkartan ikinci ülke (Birinci ülke İtalya), uygulamayan birinci ülkeyiz.
Depremden korunmak için daha çok çalışmalıyız. Daha çok bilinçli olacağız” dedi.
Toplantı sonrası Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden, Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara’ya teşekkür ederek, Çubuk halkına deprem konusunda verdiği katkı ve desteklerinden dolayı bir plâketle birlikte çeşitli hediyeler verdi.
Çubuk Şubesi Başkanı Selahattin Koç yaptığı açıklamada, “Bu tür eğitim ve bilinçlendirme toplantılarına devam edeceğiz. Çubuklular bizi izlemeye devam etsin” dedi.
Prof.Dr. Ahmet Mete Işıkara konferans öncesi Türk Kızılayı Ankara Şubesi Başkanı Ahmet Hizanoğlu ve Çubuk Şubesi yetkilileri ile birlikte Çubuk Belediye Başkanı Lokman Özden’i makamında ziyaret etti.
|