07 Eylül 2010 Salı 22:24  19 Bin 726 Öğrenci Karne Sevinci 19:57  Çocuk Parkı mı, Oto Park mı? 00:40  Çubuk AnadoluSağlık Meslek Lisesi Mezuniyet Töreni Yapıldı 22:28  Kosice Türk İş AdamalrınıBekliyor 20:59  Çubuk Belediyesi İşçilerine İkramiye Verdi 20:01  Çubuk Terör Mağdurları Derneğinden Saray Rehabilitasyon Merkezine Ziyaret 19:57  Çubuk`ta Emlak Vergileri Keçiören`in İki Katı 19:50  Kardeş Şehir`den Çubuk`a Övgü 19:47  Çubuk Platformu 6. Olağan Kurultayı Yapıldı 21:02  Kent Konseyi`nin Süpriz Konuğu Slovakya Büyükelçisi 20:58  
 Çok Okunanlar
 
 Çok Yorumlananlar
 


Yazara Ait Tüm Yazılar
  Abdurrahim SOMUNCU

          
         KELİME-İ ŞEHADET VE ANLAMI NEDİR
Kelime, sözcük demektir, Şehadet ise, bir şeyi ve ya bir olayı görerek şahitlik etmek demektir. Biz insanlar; yaratıcıyı şu dünya gözümüzle görememekteyiz ve bizim gözlerimiz geçici, ölümle de yok olacak gözlerdir. Fakat Allah ın varlığını ve birliğini, eserlerine, kendi yaratılışımıza ve varlık âleminde, zerrelerden kürelerdeki tecelli yatına bakarak, aklımızla, bulmak ve bilme, kabiliyetine, yeteneğine sahibiz. Şairin dediği gibi “kürreri âlem ile varlığın bilmeğe ne hacet, yeter, ispatına yarattığın bir zerre bile”

Bu nedenle, varlık âleminde, Yüce yaratıcının, tecelliyatı ve eserleriyle görülmekte ve müşahede edilmektedir. Tonajlara sığmayan üzerinde yaşadığımız, dünyamız, saniye şaşmadan, dönüyor, altında rayı yok, önünden çekeni yok, boşlukta gece gündüz demeden dönüyor. Bu olay Rabbimizin varlığına açık ve seçik delil değilmi? Denizler, okyanuslar ve bunların içerisinde yaşayan sayısız varlıklar, yüce yaratıcının, varlığına şahit değiller mi?

Bu konuda Hz.Musa (a.s.v) da dünya gözüyle Allah ı görmek istemiştir. Fakat görememiştir. Bu olay, kuran ı kerim Araf süresi ayet 143 “ Musa tayin ettiğimiz vakitte(Tura) gelip de, Rabbi onunla konuşunca<Rabbim! Bana (kendini) göster; seni göreyim!> dedi.(Rabbi) sen beni asla göremezsin. Fakat şu dağa bak, eğer o yerinde dura bilirse, sende beni göreceksin! buyurdu. Rabbi o dağa tecelli edince onu paramparça etti, Musa da baygın düştü. Ayılınca dediki: seni noksan sıfatlardan tenzih ederim. Sana tevbe ettim. Ben inananların ilkiyim”

Kelimei şehadetin lafzı olarak, söylenişi “Eşhedü enlailahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasulühü” diye ifade edilir ve kelimei şehadet getirilmiş olur. Kısaca anlamı ise “Ben şehadet ederimki, Allahdan başka tapılmaya layık hiçbir varlık yoktur. Yine, ben şahitlik, ederim ki, Hz.Mhammet (s.a.v)  Allah ın kulu ve elçisidir.”Bir kul bu cümleleri söyleyerek şehadette bulunur ve Müslümanlığını ilan etmiş olur.

İnsan varlık âlemine bakarak hiçbir şey in kendi kendine var olmadığını ve var olamayacağını düşünerek eserden müessire gitmek suretiyle Allah ın varlığını, aklıyla bulması ve bilmesi gerekmektedir. Eşhedü enlailahe; cümlesi nefyi, yokluğu ifade eder. Neyin yoklunu, varlık âleminde var olanların hiç birisinin tapılmaya layık olmadığını ve bu varlıkların (hadis) olduğunu, sonradan var olduklarını, dolaysıyla, bu var olanlarında, bir yaratıcıya muhtaç bulunduklarını, göstermektedir. Bu cümledeki, “lailahe” nin anlamı ise, puta tapmak yok, ateşe tapmak yok, öküze tapmak yok, maddeye tapmak yok, güneşe tapmak yok, ve benzeri şeylerin hiç birisine tapılamayacağına, demek suretiyle, ancak, Allah a inanılıp tapılacağına şehadet ederim, anlamını taşımaktadır.

İkinci bir örnekte; İbrahim (as) mağarada yaşantısını devam ettirmekte iken, ALlah ı aramaya yöneldi. Zamanındaki insanlar Nemrut denilen bir adama, tapmakta idiler. Sonradan doğan ve her yönüyle başkasına muhtaç olan, Nemrut, tapmanın yanlışlığını, düşündü, Allah ı Yüce yaratıcıyı, aklını çalıştırarak bulmaya yöneldi. Enam süresi 77,78 ve 79. ayetlerindeki beyana göre; İbrahim (as), Önce karanlığı aydınlatan, aya baktı “ Ayı doğarken görünce, Rabbim budur, dedi. Oda batınca, Rabbim bana doğru yolu göstermezse elbette yoldan sapan topluluklardan olurum dedi. Güneş doğarken görünce de, Rabbim budur, zira bu daha büyük dedi. O da batınca, dedi ki: Ey kavmim! Ben sizin (Allah a)  ortak koştuğunuz şeylerden uzağım. Ben hanif olarak,( Hanif Allah ı bir bilen, hakka yönelen ve batıldan hoşlanmayan anlamını ifade etmektedir.)  yüzümü gökleri ve yeri yoktan var eden, Allah a çevirdim ve ben müşriklerden değilim.” dedi. Bu olaydan anlaşılıyor ki, İbrahim (a.s) aklı ile varlık âlemine bakarak yaratıcıyı, bulmuş, Rabbine, iman ederek şahadette bulunmuştur.

Bir hadisi kutside “ Siz Allah ın nimetlerini düşünün, zatının nasıl olduğunu düşünmeyin” buyrulmuştur. İnsanlar dünya gözüyle, Allah ın zatını görme olanağına sahip kılınmamışlardır. İbrahim (as) ın varlık âlemine ibret nazarıyla bakarak, Yaratıcıyı bulup, iman ettiği gibi, İnanmayanlarında, akıllarını çalıştırarak, iman etmeleri gerekmezmi? Müminler, cennette iken, Allah ı, görecekler. Mevla mız bizleri de görenlerden eylesin.

Allah a emanet olunuz.
2010-06-06 Bu yazı  256  kere okundu Yazıcıya Yolla
Son Yazıları:

Kelime-i Şehadet ve Anlamı Nedir
İSRAF
Namaz`ın Şaertları ve Farzları Nelerdir?
Birlikten Güç Doğar
Kuran`da ki Surelerin İsimleri
Kul Hakları Nelerdir?
Aşure Günü
Mevlanayı Tanıyalım
Kur’an`ın Işığında Huzurlu Yaşamak
Kurbanın Hükümleri ve Hijyenik Ortam
YORUMLAR
BU YAZIYA YORUMUNUZU EKLEYİN
İsim
E-posta
Başlık
Yorum
       Tüm alanlari doldurmaniz gerekmektedir
Döviz Kurları
  Alış Satış
$ Dolar 1.5033 1.5106
Euro 1.9179 1.9272
Untitled Document
  Hava Durumu
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
ANKARA
 Videolu Haberler
 Aç martı güvercini böyle yedi  TTK eski başkanı Halaçoğlu ndan tabela uyarısı
Genel Editör
Ahmet YALÇIN
Ankara İçin Çözüm
Yazarlarimiz
Kadir BOZDOĞAN
Sevgili Okuyucular
Şuayip YAMAN
Çalıntepe`deKurulacak Taş Ocağı Kime Yarar Sağlayacak?
Fazıl Alptekin CEYLAN
Senin Hakimin – Benim Hakimim
Abdurrahim SOMUNCU
Kelime-i Şehadet ve Anlamı Nedir
Misafir Yazarlar
Funda Konya
Mavi`nin Değeri
Iletisim   |   Künye   |   Anasayfam yap   |   Sik Kullanilanlara Ekle
Elif Eğitim Reklam San. Tic. Ltd. Şti.