Sevgi bir gönül işidir. Sevgi irade dışıdır. İradenin yollarıyla sevgiye ulaşılır. Kişi istese de gönülden gelmeyince sevemez. Bize düşen görev, sevmeye çalışmaktır. Bir şeyin kötü olan yanları yanında, iyi ve güzel tarafına bakabilmektir. Güle bakıp gülün tikenini görmek değil, göle bakıp tikenini görmemektir. Güle bakıp, gülün hatırasına, gülün tikeni ne katlanmaktır. Sen madde âleminde bir şeye hangi gözle, bakarsan o, işi öyle görür ve değerlendirirsin. Yaşadığımız şu dünya âlemi, sevgi üzerine kurulmuştur. Kışın güzelsellikleri; yagan karlar, yağmurlar, soğuklar, bunların hepsi güzeldirler. Yagan karlar, yağmurlar, ilkbaharda ortaya çıkacak olana, yeraltında bekleyen sayısız bitkilerin doğumları için hazırlık yapmaktadırlar. Bunun için güzel ve sevimlidirler. Kışın soğuğunu gören ve yaşayanlarda, yazın sıcağının özlemini duyarlar ve bekledikleri yaza kavuşurlar.
Sadettin Kaynakta bir şarkısında sevgi ve gönülü şöyle açıklamaktadır.
“Gönül nedir bilene, gönül veresim gelir Gönülden bilmeyene, hissiz diyesim gelir Aşk nedir sevda nedir, bunu bilmek gerektir Bunu bilen aşıkı, her gün görensim gelir
Biz insanlara düşen görev, bir şeyi sevmeye çalışmak veya sevgiye giden yollarını aramaktır. İçinde yaşadığımız âlem, sevgi üzerine kurulmuştur. Gökteki güneş 149,5 milyon kilometre uzaklıktan huzmelerini dünya sathına yaymaktadır. Canlı varlıklardan tavuk, kuşlar, yavrularına zarar gelemesin diye, onları koruma babında,kendisinden kat be kat üstün olan insana veya başka bir varlığa saldırmaktadır. Ormanlarda yaşayan kurtlar, kuşlar, yavrularını, yuvalarında ve ya inlerinde beslemektedirler.
Firdevsi, sevgi ile olan bir sözünde şöyle demektedir.”Sevmediklerinize bile, sevilecek bir tarafını bulmaya çalışınız, aksi halde dünya bir birine düşman olan, insanlar için, tahammül edilemez bir cehennem olur”
”Varlık âleminde sevgi, en güçlü bir bağdır. Ailede; karı, koca arası, anne, baba evlatlar arası Sevgi, toplumun sağlamlığının temelini teşkil eder. Bir toplumun sevgi kaynakları; Milli ve dini Bayramlarımızdır. Bir toplumun içinde bulunan yoksullara yapılan yardımlar, karşılıklı selam ve merhabalaşmalar, Hasta olanları ziyaretler, komşusu veya tanıdığı bir ev, ve ya araba aldığında hayırlı olsun sözleri, Komşunun oğlu askere gittiğinde güle güle gitsin, hayırlı terhisler nasıp olsun veya askerden geldiğinde de, komşu, oğlun askerden gelmiş gözün aydın olsun diye bilmeli Sevgiyi celbeden Sebenlerden birside, hediyeleşmektir. Peygamber efendimiz (s.a.v) “Hediyeleşin ki sevginiz artsın” buyurmuşlardır. Peygamber efendimiz (s.a.v) bir sahabeyi vali atamak ister, o, sırada Peygamberimizde, torunları olan Hz. Hasan ve Hüseyin (r.a) sevmekte imiş, vali tayin edeceği kimse, yaresulallah, siz çocukları ne çok seviyorsunuz, ben şimdiye kadar çocuklarımı hiç kucağıma alıp ta sevmedim demiş, bunun üzerine peygamber efendimiz (s.a.v.) de, çocukları sevmeyen kişide, merhamet yoktur deyip, O, şahsı vali olarak atamaktan vazgeçmiştir.
Leyla ile mecnun(kays) bir okulda öğrenciler iken, bir birlerine aşık olurlar, Leyla nın annesi bu aşk olayını öğrenince Leyla yı okula göndermez. Fakat kays, Leyla yı göremeyince, aklı dengesini kaybeder. Mecnunun babası, Leyla yı, oğlu için istese de, oğlun deli oldu diye Leylalıyı Kayse, vermezler. Mecnun çöllere düşer. Bir gün Leyla, çöllerde mecnunu bulur, fakat mecnunun aşkı, çöllerde ahu ceylanlarla, kuşlarla, aşkın büyüğüne tutulduğunu görür.Leyla, Leyla diye Mevla yı bulur .Mecnunun babası,oğlunun iyileşmesi ve bu dertten kurtulması için kabede düa etmek üzere getirir, fakat mecnun kabede, aşk derdinin artırması için şöyle dua eder;
” Ya Rab belayı aşk ile kıl aşina beni Bir dem bela-yı aşkdan etme cüda beni” ve aşkına deli divane olduğu Leyla`yı görmez olur. Aşk ve sevgi güzeldir. Fakat manevi aşk ve sevgi ise hepsinden güzeldir. Allah a emanet olunuz |